Monday, July 20, 2009

proje nasıl gider?

salla.  hayatın nasıl gittiği önemli...

...diyesim var ama şu sıralar hayatım proje, daha doğrusu projenin bitmesi hayat memat meselesi.  nisan sonunda işi bıraktığım noktadan çok farklı bir yerde değilim ne yazık ki;  o zamandan beri dükkanda yoğun bir çalışma temposu içerisindeyim ve arada kaç ayrı işle uğraştığımı ben bile bilmiyorum.  en fazla el oyalayanları hesap işletim masrafından muaf olan hesapların tespit edilmesi üzerine yaptığım çalışma (muaf olmayanlardan masraf alınması işlemi otomatik, ama biz tetikledik :)) ve bu yakınlarda devreye alacağımız altın ile ilgili olan işimiz olsa gerek.  bunların etkisinden ve zaman sömürüsünden kurtulup az biraz da olsa projemle uğraşma fıratı buldum şu yakınlarda.  ağustos başına kadar teslim etmem gerektiği için ve en başta planladığım proje adımlarının tümünü bu süre içinde tamamlayamayacağım için işin kapsamını daraltacağım; süre tahmini yapmayıp sadece aktarmaları hesaplayacağız.  süre tahmini için çok daha fazla zamana gereksinimim var, çünkü tüm duraklar arası mesafelerin ölçülmesi, yoğunluk haritasında verilen sensör kapsama alanlarının durak ağı ile eşleştirilmesi, ana arterler (ve dolayısıyla yoğunluk ölçümü kapsamı) dışında olan rotalar için de bir trafik yoğunluğu modellemesi yapılması gerekiyor.  10 güne sığar bir iş değil doğrusu.  ben de bu 10 küsur günü yazdığım aktarma motoruna güzel bir görsel arabirim hazırlamak ve eldeki işi raporlamakla değerlendireceğim.

aktarma motoru derken o konuda nisan sonundan beri epey bir gelişme oldu, daha doğrusu olması gerekti.  programın ilk haliyle gerçek iett verisini kullanarak test yaparken -test güzergahı da bendenizin birkaç sene önceki zoraki rotası, beyaz köşk - koç üniversitesi arası; sadece otobüsle gideyim derseniz 3 aktarma yapmadan, yani 4 ayrı otobüse binmeden gidemezsiniz- 3 aktarma ile oluşan olası rotaların hesaplanması yarım saatten fazla geçtiği halde tamamlanamadı.  bu durumu test verisiyle yakalamam mümkün değildi, çünkü arada önemli bir ölçek farkı var; test veri seti 36 hat ve 110 durak bilgisi içerirken iett verisinde 536 hat ve yaklaşık 4500-5000 durağın bilgisi mevcut.  bu test rezaletinden sonra programı elden geçirip hesaplamada kullandığım veri yapısını optimize ettim.  artık aktarma bilgisini bir ağaç yapısında değil, özel amaçlı süpersonik bir tabloda tutuyorum. daha önce yarım saatte tamamlanamayan hesaplama da birkaç saniyede tamamlanıyor.

şu sıralar okul ve iş dışı uğraştığım bir çok yan işi oldukça kolaylaştıracak bir çizim tableti sipariş ettim amazon'dan.  amerika tayfasının önemli bir bölümü denizin bu tarafında olduğundan siparişimin bana ulaşması için başka bir yol seçmek zorundayım.  dhl'in borderlinx adlı amerika'dan posta kutusu hizmetinde üye olmuştum, onu denemek için iyi bir fırsat.  buna benzer myusabox gibi siteler de var ama kullandığım süre içinde dhl'den çok memnun kaldığım için macera aramaya gerek olmadığını düşündüm.  du bakali n'olcek...

Thursday, June 25, 2009

kazıkçı bilkom

aldıktan sonra ne yapacağıma hala tam karar verememiş olsam da, bir süredir çizim tableti alasım var.  bu çizim tableti işini en iyi kıvıran da wacom adlı bir japon markası. araştırıp soruşturup bütçeme uygun bir modelde karar kıldım.  türkiye/gayritürkistan fiyatlarını karşılaştırayım derken bir de ne göreyim?

[caption id="attachment_268" align="aligncenter" width="300" caption="Amazon fiyatı"]Amazon fiyatı[/caption]

[caption id="attachment_269" align="aligncenter" width="300" caption="Türkiye distribütörünün (Bilkom) fiyatı"]Türkiye distribütörünün (Bilkom) fiyatı[/caption]

görülebileceği gibi türk'ü türk'ten başka kazıklayan yok.  hakikaten pes.

bilkom'un bir koç grubu şirketi olduğunu bilgisini de ayrıca vermek isterim.  "biri bizi düdüklüyor" demeyin, kimin düdüklediğini bilin :)

Tuesday, June 9, 2009

justified and ancient



sene 1992.  show tv'nin test yayınları yapılıyor, o derece '92.  bu test yayınlarında paso the klf'in yukarıdaki klibini döndürürdü show tv.  zıpır, kıpırdak bir parçadır, izleyiverin gari.

nostomanim depreşti yine, affedin.

Monday, June 8, 2009

evlenmek

Melih Cevdet'e sormuşlar "Evlilik nedir?" diye.

"Eskiden," demiş,  "kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağıyuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü."

"Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna 'evlenmek' denirdi."

"Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik katlanmaktır."

Vahşi cazibeli Bolu erkeğimiz Fatih "fado" Özkan evleniyormuş; evlensin, katlanmasın :)