Showing posts with label dikkatsizlik. Show all posts
Showing posts with label dikkatsizlik. Show all posts

Monday, May 21, 2007

kendini ifadeden sıfır!

cümlelerimi yanlış mı kuruyorum hep yahu? bir önceki olay kadar fecaat içermese de meltem'cim yanlış anlamış beni ;(

ona takılmak için tracker koyduğunda "big meltem is watching you" yazmıştım, sonra da aynı olaya değinerek, egiBlog'a da google analytics'den tracker koyduğumda "ona çamur atmıştım ama ben de yaptım işte, çok da güzel oldu" şeklinde anlaşılması gereken bir-iki cümle yazdım. kesinlikle tekrar eleştirmedim. iyi bir fikir zira kimin sana nereden nasıl ulaştığı hakkında bilgi/fikir sahibi olmak.

"bir önceki olay" deyip de anlatmamak olmaz tabii. inanç'tan kimyacımız güler hanım, kendisi hakkında ek$i'de yazdığım entry'deki bir noktaya takılarak geçici bir süre benimle ilişkilerini maslahatgüzarlık seviyesine indirmişti. önce entry'yi görelim uğur'cum:
and the burçin insanı.

ayrıca kapağındaki inanç lisesi yazısını silgi ve çıkmaz kalem marifetiyle "iman sesi"ne çevirip bir de arka fona ezan okuyan tipsiz bir hoca * çizdiğim prep diary'mi görünce desibelinin ayarı kaçmış bir şekilde "çabuk yoket şunu!" deyişi halen kulaklarımda çınlamakta, bir kısım duyu kayıplarımı da olanca gerçekliğiyle açıklamaktadır.

ayrıca hiçbirine gitmediğim lgs (e tabi zamanında "fen liseleri sınavı" diye bilirdik biz onu) hazırlık dersleri verirdi okul saatleri dışında. sonuç için (bkz: kabataş erkek lisesi/@egiboy)
peki neden küsmüştü bana güler hanım? kendisine "tipsiz" demişim diye! bir kere, inanç öğrencisi öğretmenine "hocam" demez, kaldı ki "hoca" kelimesi ile "tipsiz" kelimesi arasında es verilmesini gerektirir bir noktalama işareti falan da yok. bu ve başka nedenlerden dolayı da güler hanım'la ilgili değil bir tipsizlik iddiası, iması bile yok yukarıdaki entry'de. zaten entry'yi kendilerine tekrar okuyarak çözmüştük olayı, güler hanım da büyükelçisini geri göndermişti.

demem o ki, yanlış anlamayın beni, üzülüyorum...

Wednesday, August 9, 2006

yuh! oha! çüş!

şehir değil lunaparkta yaşadığımızın resmidir:

Örneği çok zor görülebilecek ve yetkililerin bile "Allah korudu. Dünyanın en önemli facialarından biri haline gelebilirdi" dediği türden bir faciya kıl payı ile atlatıldı. İzinsiz yapılan sondaj taksim-4. Levent Metro Hattı’nı, deldi. Bir metro trenini boruların ucuna çarparak hafif hasar aldı.

TAKSİM-4. Levent Metro hattında dün büyük bir faciadan dönüldü. Saatte 80 kilometre hızla giden metro treni, adı açıklanmayan bir firmanın izinsiz sondaj yaparak 25 metre derinliğe inen çelik delici borularına çarptı. İçinde 750 yolcunun bulunduğu metronun ön siperliği ile 2 vagon hasar gördü.

İZİNSİZ SONDAJ

Olay Volga Dış Ticaret’te ait arazide izinsiz yapılan sondaj sonucu yaşandı. Saat 08.00 sıralarında zemin etüdü için sondaja başlayan işçiler, Taksim-4 Levent Metro hattının üzerinde bulunan arazide 25 metreye kadar indiler. Gayrettepe ile Şişli istasyonları arasındaki tünelin 60 cm. kalınlığındaki tavanının da delindiği sondajda facianın eşiğine gelindi. Sondajda kullanılan 10 santimetre çapında ve 3-4 metre uzunluğundaki delici çelik borular Metro tünelinin içine girdi. Bu sırada 750 yolcusuyla 80 kilometre hızla Taksim yönüne giden Ahmet Tektek’in kullandığı metro, sondaj borularına çarptı. Çarpma sonucu aşağıya düşen borular, çekici vagonun siperilği ile 2 vagonda hasara yol açtı. Durum derhal telsizle metro yönetimine bildirilirken metro yoluna devam ederek yolcularını Şişli İstasyonu’nda indirdi. Yolculara bir arıza meydana geldiği ve araçların sefer yapamayacakları söylendi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Selamet ile Genel Sekreter Mesut Pektaş, dün saat 17.30’da kazanın olduğu tünelde açıklamalarda bulundu. Sondaj için Büyükşehir’den ve Şişli Belediyesi’nden izin alınmadığını söyleyen Selamet, "Facianın eşiğinden döndük" açıklaması yaptı.











KORKUNÇ İHMAL


İstanbul Büyükşehir Genel Sekreteri Mesut Pektaş olayın vehametini şu sözlerle dile getirdi: "Sondajın çelik boruları 2 dakika önce düşse tren yırtarak geçecek. Allah korusun, elektrik kontağı çıkabilir. Dünyanın en önemli facialarından biri haline gelebilirdi." Pektaş, zemin etüdü için 10 metrelik sondajın yeterli olduğunu söyledi.

neresinden tutsan elinde kalıyor.