Showing posts with label boğaziçi üniversitesi. Show all posts
Showing posts with label boğaziçi üniversitesi. Show all posts

Sunday, March 16, 2008

my computer is, yet again, fubar

bu sefer gerçekten tanınmaz hale geldi bilgisayarım. garantisi dahilinde tamirde; sabit diski ve klavyesi değişecek. aslında bir bakıma hayırlı da oldu bu arıza. şu sıralar evde bilgisayar başında pineklemek yerine birşeyler okuyorum en azından. frank herbert'ın dune'unun beşinci kitabını (heretics of dune) bitirmek üzereyim, sonrasında biraz teknik okumaya vereceğim. işte cobol kasarken karpuz ekrana baka baka yazılım trendlerini kaçırıyoruz ne yazık ki. teknik okumaların arasında tabii biraz sci-fi eşlik edecek bana; robinson crusoe'dan bir ara chapterhouse: dune'u alıp orijinal seriyi bitireceğim, bir de asimov'un foundation'ına başlayayım diyorum.

okul başladı ama bu dönemin hocalarını biraz laçka buldum. sırasıyla herbiri birer kez derse girmediler ve make-up dersleri ile açığı kapatacaklar. dönemin dersleri de veritabanı yönetim sistemleri, it stratejileri ve it sistemleri geliştirme üzerine. haftaiçi rahat olsun diye bir dersi bıraktım, bitirme projesini de almadım. bu şekilde okul 2-3 dönem uzamış olacak ama problem edeceğim bir durum değil bu. proje konusu düşünmek ve hocaları tanımak için kullanmalı bu zamanı.

burada bırakalım. daha yazacak ve yapacak çok şey var.

Tuesday, October 16, 2007

of aman ay

işle okul beni resmen yedi. bir patlama anı bekliyorum. o zaman herbi'şeyi yazarım. şimdi yatmalı.

Thursday, September 20, 2007

evlerinin önü boyalı direk

öncelikle:

orijinalinin kerkük türküsü olduğunu söylesem? değişik ve ilginç, ama en önemlisi yaparken eğlenmişler.

işte şapşal manila'lılar (offshore accenture ekibi) canımı sıkıyor. gönderdiğimiz tasarım dokümanlarını, test setlerini neredeyse hiç okumuyorlar, okumadıkları kısım hakkında yaratıcılıklarını konuşturup rastgele verilerle ekran testi yapıyorlar, işlemleri gerçekleştiremeyince de "aha patladı" diyorlar. patladı dedikleri ekranların arkasındaki servisleri de onlar yazdılar, aynı yöntemle tabii. aralarında ilk denemede çalışan bir tane bile yok, düzeltmeleri de bana bakıyor. dadılık zor şey anlayacağınız; yemek yemesini öğrenseler de bezlerini doldurdukları gibi iş yine başa düşüyor.

1'inden beri aslında epey şey yaptım, mesela 3'ünde inanç'ın açılışına gittim. hava boz bulanık olduğundan sadece 1 özel karem var:

muallimköy'e muallim oldu adam yau!

okuldan devam edersek, alelade bir yılan hikayesinden zebellah gibi bir anakonda hikayesine dönüşmek üzereyken nihayet kurduk mezunlar derneğini. adı hafiften çakma oldu (gebze inanç türkeş özel lisesi mezunları derneği), ama yol üzerinde değiştiririz. salaklar derneği'ne kadar yolu var... bir de öss başarısı konusunda okul yönetiminin endişeleri varmış. olur tabii; pintilik yapıp usulüne kitabına göre değil de öğretmenlere öğrencileri seçtirirsen, ib'ye damdan düşer gibi başlarsan, öğretmenlerin (kıdemliler dahil) yeterliğini sorgulamazsan, ilköğretimden öğrenci alamayıp ilköğretim çıkışlılara da sağlam bir hazırlık eğitimi veremezsen, ilk yıllardaki disiplini ve güven duygusunu birtakım icraatlerle ya da eylemsizlikle hurdahaş edersen ve tüm bunlar olurken 40 yıldır eğitime sadece ama sadece bir fon olarak katkıda bulunup aslında bu işten pek de çakmadığını unutursan ufaktan şikayetler başlar. dernek işte bu gibi durumlarda olabilecek en usturuplu biçimde müdahil olmalı.

son olarak, boğaziçi'nde master'a başlıyorum haftaya. ikinci öğretim. işletme bilişim sistemleri. yazılım mühendisliğini de kazanmıştım, ama işin uygulamaya ve işe dönük kısmı en azından şu an için daha çekici geldi. akşamları iş çıkışı nasıl götüreceğim bakalım, deneyeceğiz ve göreceğiz.