Saturday, December 27, 2008

çakmahaber

gündemde olan biten şeylerle ilgili one-liner'lar yazıktıracağım bir yer lazımdı. o yer burası: http://cakmahaber.blogspot.com/

arada bir bakın.

Monday, December 15, 2008

egiboy planlama teşkilatı ciddiye bindi

egiBlog'da arada bir hakkında yazılıp çizilip kafa tütsülemekten başka hiçbir işe yaramamış varsayımsal bir oluşumdur egiboy planlama teşkilatı. uygun zamanı ayırabilsem girişebileceğim işlerin bir kurumsallaşmış ve dahi yosun tutmuş bir listesi... anahtar kelime "zaman" tabii burada; devamlı yokluğunu çektiğimiz, bol bulduğumuzda da har vurup harman savurduğumuz şeylerin başında gelir. sizin için olmayabilir ama benim için fena halde öyle. madem zaman ayırılamıyor, o zaman ept işlerini zaman ayırmak zorunda olduğum bir etkinliğe yedirerek yürütmek şu an için en mantıklı seçenek. ben de öyle yapayım dedim, o projelerden birini (istanbul ulaşım rehberi/karar destek sistemi) bitirme projesi (tezsiz yüksek lisans ya, tez olamıyor) olarak seçtim. başlayıp tamamına erdireceğiz bi' şekil. iett'nin sayfasında benzer bir uygulama var ama bunu bir adım daha geliştireceğiz; bizim uygulamamız canlı trafik verisi üzerinden varış saati tahmini yapacak. veri kaynağı iett ve istanbul büyükşehir belediyesi trafik kontrol merkezi yoğunluk haritası. bunları besleyen birincil kaynaklar (veritabanı ya da web servisi) genel erişime ya da bir programlama arabirimi üzerinden tüketime açık olmadığından programatik şekilde yukarıda adı geçen web kaynakları taranıp ayrı bir veritabanına alınacak. bu veritabanından da bir ulaşım/aktarma ağı ve buna eklemlenmiş bir trafik yoğunluk modeli elde edilecek.

iett hat detaylarının verildiği web sayfaları web standartlarının canına okuyan, çok kötü hazırlanmış sayfalar ve bu nedenle daha önce yine burada bahsettiğim classifier ile okunamıyor. kaba kuvvete, yani regex'e başvurmak farz. trafik datası ise bir flash arabirimi ile sunuluyor, yani herhangi bir web sayfasını okur gibi okumak imkansız. neyse ki bu flash uygulaması bir xml dosyasından besleniyor ve taraması kolay. bu datanın bir eksiği de sadece ana arterlerle ilgili veri sağlaması. ara sokaklar için ayrı bir model kasmak gerekebilir.

bittiğinde güzel olacak sanki...

Wednesday, November 19, 2008

niye birbirimizi kıralım?



1 dakika ancak bu kadar etkin kullanılabilir. baz istasyonunu dağa kurmayan da şerefsizin önde gidenidir!

Monday, November 17, 2008

Wednesday, October 29, 2008

yaratıcı eğitim

web'de dolaşırken şöyle bir örnekle karşılaştım, şapka çıkardım. tercüme edeceğim nacizane:

Üç robot yasası

1. Bir robot bir insana zarar veremez ya da bir insanın zarar görmesine seyirci kalamaz.
2. Bir robot 1. kuralla çelişmediği sürece bir insanın emirlerine uymak zorundadır.
3. Bir robot 1. ve 2. kuralla çelişmediği sürece kendinin zarar görmesine izin veremez.

Yukarıda verilen üç robot yasasına uymak üzere programlanmış bir robotsunuz. Aşağıda verilen durumlarda vereceğiniz mantıksal tepkileri yazınız:

  1. Büyük bir ağaç sokağın karşı tarafında oynamakta olan bir çocuğun üzerine devrilmek üzere. Bir yol işaretçisi size "dur" işareti yapıp çocuğun yanına gitmenize engel oluyor. Ne yaparsınız? Tüm akıl yürütme adımlarınızı yazınız.
  2. 1 numaralı durumla aynı, yalnız çocuğu kurtarmaya çalışırken ağacın altında kalıp ezileceğinizi farketmiş durumdasınız. Hatta çocuğa erişemeden dümdüz olacaksınız. Kurallar ışığında nasıl bir yol izlersiniz?
  3. Tamamen bambaşka bir durumda, sahibiniz size hızla yaklaşmakta olan bir otobüsün önüne atlamanızı emreder.
  4. 3 numaralı durumla aynı, yalnız sahibinizin eski kız arkadaşı da otobüste, siz janjanlı tritanyum zırh plakaları olan dev bir endüstriyel robotsunuz ve otobüsten iki kat ağır çekiyorsunuz.
  5. 4 numarayla aynı, yalnız otobüs sahibinizi ezmek üzere.
  6. Asimov daha sonraları bu yasaların başına bir "sıfırıncı yasa" ekledi: "Bir robot insanlığa zarar veremez ya da etkisiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez." Diğer yasalar da bu yasayla çelişmeyecek şekilde değiştirildi. Bir robotun bu yasanın geçerli olup olmadığını belirlemede sorun yaşayacağı bir senaryo tanımlayınız.
bu tür yöntemlerin bizim buralara da uğramasını bekliyorum ama beleşe dağıtılan ve türk gencini talim ve terbiye etme amaçlı kitaplardan ve bunları kullanan eğitimcilerden bunu beklemek haksızlık olacak sanki. olayı kişilerden matbuata, kitaplara taşıdım, çünkü eğitsel yaratıcılığı olan insanlara denk gelmek çok ama çok zor ama bu kişilerin hazırlamış olduğu kitaplar -hele de iyi yazılmışlarsa- girdikleri yere yazarının enerjisini de taşıyor. şahit olduğum en çarpıcı örnek muhsin abi'nin inanç'ta dolaştırdığı ve ilgililerinin edinmesini sağladığı conceptual physics kitabıdır. ben ilgili olmaktan uzaktım, ama o kitabın aurasına girenlerin hepsi fizikle ilgili birşeyler yapan insanlar oldular. sözün özü, iyi kitaplar iyi enerjilerdir.

iyi enerjiyle kalın :) (paul hewitt ve muhsin abim'e selamlar!)